KRONİK PELVİK AĞRI

KRONİK PELVİK AĞRI
Kronik pelvik ağrının tanımı “kadınlarda tedavi gerektiren ve fonksiyonel yetersizliğe neden olan en az 6 ay süren göbek altındaki karın bölgelerinde ve kasıklarda hissedilen ağrı” şeklindedir. Ayrıca anlatılmış olan kasık ağrısı konusuna buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kronik pelvik ağrının sebepleri arasında jinekolojik bazı nedenler olabileceği gibi, ürolojik yani idrar yolları ile ilgili, barsaklarla ilgili, kas-iskelet sistemi ile ilgili ve nörolojik sebepler de olabilir. Kronik pelvik ağrıya 18-50 yaş arası kadınlarda %14-25 oranında rastlanır.

Kronik pelvik ağrının jinekolojik nedenleri:
– Endometriozis (en sık jinekolojik nedendir)
– Adezyonlar (Karın içi yapışıklıklar)
– Myomlar
– Over (yumurtalık) kistleri
– Adenomyozis
– Pelvik konjesyon sendromu
– Vestibulit
– Kronik PID

Kronik pelvik ağrının gastrointestinal nedenleri:
– İrritabl barsak sendromu (en sık non-jinekolojik nedendir)
– Kronik appendisit
– İnflamatuar barsak hastalıkları
– Divertikülozis
– Divertikülit
– Meckel divertikülü
– Herni (fıtık)

GEBELİKTE VAJİNAL AKINTI

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) VAJİNAL AKINTI
HAMİLELERDE VAJİNAL AKINTI (VAJİNİT)

Gebelikte anne adaylarının çoğunda vajinal akıntı vardır ve genellikle gebeliğe bağlı nedenlerle ortaya çıkmış fizyolojik bir akıntıdır.Çoğunlukla tedavi gerektirmez.Gebelikte rastlanan bazı vajinal enfeksiyonlar da akıntıya neden olabilir.Bu enfeksiyonların nedeni bakteriler, mantarlar ya da parazitler olabilir.

Gardnerella vajinalisin neden olduğu bakteriyel vajinozis bu enfeksiyonlar arasında en sık rastlanılandır. İnce kıvamda, gri, homojen, balık kokusu veren akıntı tipik bulgusudur. Normal floradaki laktobasillerin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Cinsel bulaş söz konusu değildir. Bakteriyel vajinozis gebelikte erken membran rüptürü, preterm eylem, erken doğum, koryoamniyonit ve puerperal endometrit riskini artırır. Bu yüzden tanı konduğu taktirde tedavi edilmesi gerekir.

Kadınların yaklaşık %75i hayatlarında en az bir kez mantar enfeksiyonu geçirir. En sık etken candida albicanstır. Hastalarda en sık yakınma vulva ve vajende kaşıntı, peynir kesiği şeklinde, kokusuz, beyaz renkte akıntıdır. Kaşıntının yarattığı tahrişe bağlı kızarıklık, idrar yaparken yanma hissi diğer sık karşılaşılan şikayetlerdir. Gebelikte vajen ph‘sında izlenen değişiklikler candida enfeksiyonuna yatkınlığı artırır. Anne adayında muayenede tesadüfen saptanan mantar enfeksiyonlarını, annenin şikayeti yoksa tedavi etmeye gerek yoktur. Şikayetler belirginse gebelikte kullanımı uygun lokal (fitil,krem) tedaviler tercih edilir. Bazı gebelerde gebelik boyunca tekrarlayan mantar enfeksiyonu meydana gelse de çoğunlukla gebeliğin bitimiyle enfeksiyon da ortadan kalkar. Cinsel yolla bulaş söz konusu değildir ve eşinde herhangi bir bulgu olmadıkça partner tedavisine gerek yoktur.

VAJİNADA MANTAR ENFEKSİYONU

VAJİNADA MANTAR ENFEKSİYONU (KANDİDİYAZİS)
Erişkin kadınların yaklaşık %75’i yaşamları boyunca en az bir kez vajinada mantar enfeksiyonu yani vulvovajinal kandidiyazis ile karşılaşmaktadır. Kadınlarda en sık görülen ve tekrarlayan jinekolojik problemlerden birisidir. Vajinal kandidiyazis şiddetli kaşıntı, ağrı, yanma, beyaz süt kesiği gibi ya da peynirimsi akıntı, koku ve vulvada kızarıklık şikayetlerine sebep olur. İdrar yaparken yanmaya sebep olabilir. İlişki sırasında ağrı olabilir.

Vakaların yaklaşık %85-90’ında neden Candida albicans denen mantardır. Bu organizma normalde ağız, boğaz, kalın barsak ve vajina florasında bulunmaktadır. Bu enfeksiyon çoğu kez gebelikle, sistemik bir hastalıkla (diyabet, HIV, obezite), ilaç kullanımıyla (antibiyotik, steroid, oral kontraseptif) birliktelik gösterebilir. Diyabet, antibiyotik kullanımı, vajinal duş yapma, gebelik, menopoz, bağışıklık sisteminin zayıflaması, stres, steroid içeren ilaçlar mantar enfeksiyonu gelişimini kolaylaştırıcı faktörlerdir. Dar ve nemli giysiler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir. İlişkiden sonra vajinal duş yapılmamalıdır. Sentetik çamaşırlar yerine pamuklu olanlar tercih edilmelidir.

Tanı:
Tanı hastalığın klinik özellikleri, akıntının tipik görüntüsü, vajen pH’sının normal sınırlarda olması, vajinal sekresyonların %10’luk KOH tatbikini takiben organizmanın pseudohif yapısının gözlenmesiyle konulur. Ayrıca kültür de yapılabilir.